en az orjinali kadar güzel olmuş..blogumda olmazsa olmazmış...buyrun dinleyelim;
o ses türkiye'nin kazananı belli oldu demiştim neylanın sesini duyduğumda.taa ki hülya avşarı seçene kadar:) duru sesine vurulmuştum..salaş tarzını da ayrı bir beğenmiştim..çok sevdiğim once'in film müziğini ondan dinleyince ayrı bir çekim oldu kendilerine...albüm yapın lütfeeenn! izlemeyen kaldıysa bu da yarışma performansları;
imgesel
zihnimin görüntüleri...
Hakkımda
something in the way...
20 Şubat 2012 Pazartesi
uzun zamandır hayal ettiklerimle yaptıklarım birbirini tutmuyor..bedenim ve ruhum düşman olmuşlar birbirlerine sanki..biri birinin istedigini,digerine gıcıklık olsun diye yapmıyor, o kadarla da kalmıyor,inadına tam zıttını yapıyor..başlarım sizin kavganıza demek istiyorum..isyan'a biniyorum.
kurduğum hayallerin sadeliğine ve kolaylığına karşılık nereden geliyor bu dağ gibi duvarlar,bu kadar engeli kim yaratıyor diye baktığımda kendimle karşılaşıyorum..bir de bakıyorum ki duvarları tek tek kendi ellerimle örmüşüm.telafisi olan olmayan pek çok hata yapmışım istemeye istemeye...kaybetmişim zamanı,istediklerim hep bir adım önde gitmiş.bir türlü yakalayamamışım...
ama durum o kadar da vahim değil.gözlerimi kapayıp görmemezlikten gelmiyorum en azından..farkındayım hemde oldukça! bir gün bir cinnetle eeeehhh yeter be! deyip barıştıracağım benim iki hasımı..ona da inanıyorum.. duygularımla mantığımın mutlaka uzlaşacağı o karanlık noktayı yakalayacağım..
kurduğum hayallerin sadeliğine ve kolaylığına karşılık nereden geliyor bu dağ gibi duvarlar,bu kadar engeli kim yaratıyor diye baktığımda kendimle karşılaşıyorum..bir de bakıyorum ki duvarları tek tek kendi ellerimle örmüşüm.telafisi olan olmayan pek çok hata yapmışım istemeye istemeye...kaybetmişim zamanı,istediklerim hep bir adım önde gitmiş.bir türlü yakalayamamışım...
ama durum o kadar da vahim değil.gözlerimi kapayıp görmemezlikten gelmiyorum en azından..farkındayım hemde oldukça! bir gün bir cinnetle eeeehhh yeter be! deyip barıştıracağım benim iki hasımı..ona da inanıyorum.. duygularımla mantığımın mutlaka uzlaşacağı o karanlık noktayı yakalayacağım..
nihayet..
18 Kasım 2011 Cuma
halil sezai...çok bekledim yeter artık diyordum ki...
önce eylül 15 dendi albüm için sonra ekim,şimdi son olsun diye dua ederek, burayı copy-paste ediyorum'Halil Sezai Paracıkoğlu, “Seni Beklerken” adlı albümünü yayınladı..12 şarkıdan oluşan albüm Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini alırken, albümün dağıtımı Esen Müzik tarafından gerçekleştirildi' daha albümün A'sı bile ortada yokken bekliyordum bunu.
önceleri acaba sadece bende mi var bu his diyerek forumları sözlükleri karıştırdım hakkında..pek çok kişi benim gibi onun ünlenmesini,zirve yapmasını kıskanmış..paylaşmamak için..sadece bana özel olsun fikrinden yola çıkarak..:) sonra baktıkki albüm çıkmasa da herkes tanıyor,bari albümünü alalım dedik..tadı damakta kalan şarkılarının uzun albüm versiyonlarını dinlemek için sabırsızlanıyoruz..
ve son bişi;bu adam ergen müziği yapan diyenler varsa ben en kral ergenim arkadaş:) gerçektende ortaokuldan beri kimseye bu kadar hayranlık duyup,her aktivitesini takip edip,albüm için sabırsızlanmamıştım...hep dinlerken aklımdan geçen şu oluyor,yeteneğim olsaydı ve bigün şarkı yapabilseydim kesinlikle böyle birşeyler olurdu...
öyle tanıdık ve samimisin halil sezai paracıkoğlu.aynı albümünün adı gibi 'seni beklerken' kuruduk..:)
koş imge koş..müzik markete koş..;)
önce eylül 15 dendi albüm için sonra ekim,şimdi son olsun diye dua ederek, burayı copy-paste ediyorum'Halil Sezai Paracıkoğlu, “Seni Beklerken” adlı albümünü yayınladı..12 şarkıdan oluşan albüm Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini alırken, albümün dağıtımı Esen Müzik tarafından gerçekleştirildi' daha albümün A'sı bile ortada yokken bekliyordum bunu.
önceleri acaba sadece bende mi var bu his diyerek forumları sözlükleri karıştırdım hakkında..pek çok kişi benim gibi onun ünlenmesini,zirve yapmasını kıskanmış..paylaşmamak için..sadece bana özel olsun fikrinden yola çıkarak..:) sonra baktıkki albüm çıkmasa da herkes tanıyor,bari albümünü alalım dedik..tadı damakta kalan şarkılarının uzun albüm versiyonlarını dinlemek için sabırsızlanıyoruz..
ve son bişi;bu adam ergen müziği yapan diyenler varsa ben en kral ergenim arkadaş:) gerçektende ortaokuldan beri kimseye bu kadar hayranlık duyup,her aktivitesini takip edip,albüm için sabırsızlanmamıştım...hep dinlerken aklımdan geçen şu oluyor,yeteneğim olsaydı ve bigün şarkı yapabilseydim kesinlikle böyle birşeyler olurdu...
öyle tanıdık ve samimisin halil sezai paracıkoğlu.aynı albümünün adı gibi 'seni beklerken' kuruduk..:)
koş imge koş..müzik markete koş..;)
dönüş...
14 Kasım 2011 Pazartesi
insanın bunca zaman yazı yazası olurda nasıl yazamaz,zihninde onca kelime varken nasıl yazıya dökülemez anlayamıyorum kendimi.deli gibi dökmek istedim içimi ancak birşey,tarif edemediğim birşey hep gelip tıkadı önümü. 'baca temizleme' lazım galiba bana gerçektende...
nerelerdeydim,ya da nasıl gecti bu kadar zaman bi özetleme ihtiyacı duyuyorum, blogsuz koca bir yaz nasıl gecti..soranlara selam olsun:)
ruh çalkalanması demiştim.bu çalkalanma büyük bir aşk ya da kocaman bir üzüntünün getirdiği çalkalanma gibi birşey değil. hayatımla ilgili pek çok kararla ve iç sesimle bolca vakit geçirdim.topluluk içinde,yüzerken,yürürken,okurken,içerken,ya da en çok eğleniyor gibi göründüğümde bile kısa bir süreliğine de olsa kafamdaki çelişkileri ve soru işaretlerini şöyle bir rafa kaldırıp rahatlayamadım...koca bir yaz dinlenemedim.bunun da ne kadar yorucu olduğunu pilim bitince anladım..aklınız ve ruhunuz dinlenmediği zaman,günlerce uykusuz kalmış gibi hissedip,bağışıklık sistemini bile iflasa yaklaştırabiliyormuş insan...arka arkasına hergün hastalandığımı farkettim.ve psikolojinin önemini bir kez daha anladım.ruh haliniz sağlam değilse fiziken sağlıklı olmak imkansız...
şimdilerde okuduğum bir kitapta insanın yaşadığı 3 karmaşadan(çelişkiden) bahsediyor..
birincisi yaklaşma-yaklaşma çelişkisi: iki iyi durum arasında kalma,karar verememe hali..örneğin,yüksek lisansa mı başlasam yoksa maaaşı iyi olan bu iş teklifini mi değerlrndirsem? gibi...
ikincisi kaçınma-kaçınma çelişkisi: iki kötü durum ararsında kalmak tahmin ettiğiniz gibi..aşağı tükürsem sakal,yukarı tükürsem bıyık durumu yani...
üçüncüsü ve en kötüsü de kişinin kendi yarattığı yaklaşma-kaçınma çelişkisi: A ve B arasında kalan kişi A'ya yaklaştığında B'nin daha iyi olacağını,B'ye gittiğinde ise A'nın daha iyi olacağını düşünür.
tam da bu durum işte çalkalanmadan kastım.böyle A'lı B'li anlatınca pek mi basit oldu bilmem ama hayatınızda uygulamalı olarak görünce pek de öyle basit olmuyor..aksine oldukça yıpratıcı,lanet,pis,leş bişey.. aman dikkat..işte çok uzun zamandır birden fazla konuda yaşadığım bu çelişkiler yordu beni.kitabı bir çözüm önerisi sunacağından heycanla okumaya devam ediyorum.ama şimdilik kendi çözümüm,kendimi zorlayarak biraz rahatlamaya izin vermek oldu...akışına bırak artık dostum,yoksa sağlığından olacaksın diyorum kendime...:)
birde bloğu özlemişim..teması,şablonu,süslemesi püslemesi ilgileneceğim uzun uzun..
nerelerdeydim,ya da nasıl gecti bu kadar zaman bi özetleme ihtiyacı duyuyorum, blogsuz koca bir yaz nasıl gecti..soranlara selam olsun:)
ruh çalkalanması demiştim.bu çalkalanma büyük bir aşk ya da kocaman bir üzüntünün getirdiği çalkalanma gibi birşey değil. hayatımla ilgili pek çok kararla ve iç sesimle bolca vakit geçirdim.topluluk içinde,yüzerken,yürürken,okurken,içerken,ya da en çok eğleniyor gibi göründüğümde bile kısa bir süreliğine de olsa kafamdaki çelişkileri ve soru işaretlerini şöyle bir rafa kaldırıp rahatlayamadım...koca bir yaz dinlenemedim.bunun da ne kadar yorucu olduğunu pilim bitince anladım..aklınız ve ruhunuz dinlenmediği zaman,günlerce uykusuz kalmış gibi hissedip,bağışıklık sistemini bile iflasa yaklaştırabiliyormuş insan...arka arkasına hergün hastalandığımı farkettim.ve psikolojinin önemini bir kez daha anladım.ruh haliniz sağlam değilse fiziken sağlıklı olmak imkansız...
şimdilerde okuduğum bir kitapta insanın yaşadığı 3 karmaşadan(çelişkiden) bahsediyor..
birincisi yaklaşma-yaklaşma çelişkisi: iki iyi durum arasında kalma,karar verememe hali..örneğin,yüksek lisansa mı başlasam yoksa maaaşı iyi olan bu iş teklifini mi değerlrndirsem? gibi...
ikincisi kaçınma-kaçınma çelişkisi: iki kötü durum ararsında kalmak tahmin ettiğiniz gibi..aşağı tükürsem sakal,yukarı tükürsem bıyık durumu yani...
üçüncüsü ve en kötüsü de kişinin kendi yarattığı yaklaşma-kaçınma çelişkisi: A ve B arasında kalan kişi A'ya yaklaştığında B'nin daha iyi olacağını,B'ye gittiğinde ise A'nın daha iyi olacağını düşünür.
tam da bu durum işte çalkalanmadan kastım.böyle A'lı B'li anlatınca pek mi basit oldu bilmem ama hayatınızda uygulamalı olarak görünce pek de öyle basit olmuyor..aksine oldukça yıpratıcı,lanet,pis,leş bişey.. aman dikkat..işte çok uzun zamandır birden fazla konuda yaşadığım bu çelişkiler yordu beni.kitabı bir çözüm önerisi sunacağından heycanla okumaya devam ediyorum.ama şimdilik kendi çözümüm,kendimi zorlayarak biraz rahatlamaya izin vermek oldu...akışına bırak artık dostum,yoksa sağlığından olacaksın diyorum kendime...:)
birde bloğu özlemişim..teması,şablonu,süslemesi püslemesi ilgileneceğim uzun uzun..
kuğu manifestosu
24 Haziran 2011 Cuma
zaman zaman taşınmakta zorluk çekilen,ama dışarıya değil sana ait olan, belki de
seni güzelleştirmeye katkısı büyük olan yükleri taşımayı öğrenmeli..tıpkı bir kuğunun asaletinin sembolü olan uzun boynunu kendi gövdesinde uyutmayı öğrenmesi gibi...
içses bir kuğunun sesi kadar çirkin gelir bazen..kuğular görsel güzelliğinin yanında,ne kadar kötü bir sese sahiptir,evet susmak bir kuğuya daha çok yakışır...
3 metreye yakın kanatları sayesinde uçabilen kuğular, aynı zamanda perdeli ayaklarıyla çok asil yüzerler...ama çoğu zaman süs kuşu olarak kullanılan kuğuların,yavruyken bir kemiği çıkartılır,kaçmasın diye...ama kuğu hala yüzerken uçmayı bilebilir..bilemez mi?
her zaman sadece siyah ya da sadece beyaz olmaz kuğu..siyahlı,ama beyaz kuğu da vardır..
ördek ve kazdan daha düşkündür suya kuğu..susuz olmaz..sadece uçmak olmaz..hem kanatlar sadece uçmaya yaramaz..
seni güzelleştirmeye katkısı büyük olan yükleri taşımayı öğrenmeli..tıpkı bir kuğunun asaletinin sembolü olan uzun boynunu kendi gövdesinde uyutmayı öğrenmesi gibi...
içses bir kuğunun sesi kadar çirkin gelir bazen..kuğular görsel güzelliğinin yanında,ne kadar kötü bir sese sahiptir,evet susmak bir kuğuya daha çok yakışır...
3 metreye yakın kanatları sayesinde uçabilen kuğular, aynı zamanda perdeli ayaklarıyla çok asil yüzerler...ama çoğu zaman süs kuşu olarak kullanılan kuğuların,yavruyken bir kemiği çıkartılır,kaçmasın diye...ama kuğu hala yüzerken uçmayı bilebilir..bilemez mi?
her zaman sadece siyah ya da sadece beyaz olmaz kuğu..siyahlı,ama beyaz kuğu da vardır..
ördek ve kazdan daha düşkündür suya kuğu..susuz olmaz..sadece uçmak olmaz..hem kanatlar sadece uçmaya yaramaz..
lena
aziz'e teşekkür...
Sareri hovin mernem
Hovin mernem, hovin mernem,
İm yari boyin mernem,
Boyin mernem,boyin mernem
Gaynel em, kal chem garogh,
Kal chem garogh, kal chem garogh.
Itsvel em, lal chem garogh,
Lal chem garogh, lal chem garogh.
Dağların rüzgarına öleyim
Yarimin boyuna öleyim
Bir yıldır ki görmemişim
Görenin gözüne öleyim
Yarimin boyuna öleyim
Bir yıldır ki görmemişim
Görenin gözüne öleyim
Durmuşum gelemiyorum
Dolmuşum ağlayamıyorum
Bir yıldır ki görmemişim
Görenin gözüne öleyim.
Dolmuşum ağlayamıyorum
Bir yıldır ki görmemişim
Görenin gözüne öleyim.
mim
21 Haziran 2011 Salı
otsumimar mimlemişti beni..çok teşekkür ediyorum ona. gelelim ''tam şu anda nerede olmak ve ne yapmak isterdiniz? Ve o yerde dilinize dolanan ilk şarkı ne olurdu? resmini de koyun. '' konulu mimin cevabına;
tanrıların adası bali'de bir tapınağı ziyaret edicem önce,kafalarında tropik meyve tabaklarıyla oranın yerlileri tanrılarına görevlerini yerine getirirken izleyip,arkasından bir bilirkişi işe beraber biraz yoga yapıp,
gevşeyip tamda şu alt resimdeki yatağa atmak isterdim kendimi..balili hatunlar yerel danslarını yaparken bende tropik meyveli ya da vanilyalı bişiler içebilirm..bir de uzanırken spa yaptırsam hiç de fena olmaz hani:)
sözlerine yetişemesem de dımdıdıdımm diye çalan şu parça ya eşlik etmek isterim...:)
bloggergenre 'i mimliyorum. yapmayan kalmadı sanırım:)
tanrıların adası bali'de bir tapınağı ziyaret edicem önce,kafalarında tropik meyve tabaklarıyla oranın yerlileri tanrılarına görevlerini yerine getirirken izleyip,arkasından bir bilirkişi işe beraber biraz yoga yapıp,
gevşeyip tamda şu alt resimdeki yatağa atmak isterdim kendimi..balili hatunlar yerel danslarını yaparken bende tropik meyveli ya da vanilyalı bişiler içebilirm..bir de uzanırken spa yaptırsam hiç de fena olmaz hani:)
sözlerine yetişemesem de dımdıdıdımm diye çalan şu parça ya eşlik etmek isterim...:)
bloggergenre 'i mimliyorum. yapmayan kalmadı sanırım:)
90'lar mim:)
20 Haziran 2011 Pazartesi
laliş mimlemiş beni. bayıla bayıla yapıyorum.. mim konusu;
90'lardan hatırladığınız çok sevdiğiniz, çok güldüğünüz, bu kadarı da olmaz artık dediğiniz en önemlisi enteresan bulduğunuz bir kaç şarkıyı ya da bir şarkıyı bizimle paylaşır mısınız...
hemen geçelim;gerçi benim şarkım fatih erdemci-suçum değil olacaktı ama lalişin seçimi olduğu için ikinciye olmasın dedim;
bu klip çıktığında 14 yaşındaymışım:)
bu albümde 7 yaşında olmalyım:))
bunda 14 yaş:)) ergenliğin dibine vurmuş olmalıyım:D:D
bunda 6 yaşındaymışım..ve sooon;
7 yaş..ve daha çokları..buraya sığmaz..çok eğlendim ben bu mimde:))
deep
mary
volkan
ise mimlediklerim..
90'lardan hatırladığınız çok sevdiğiniz, çok güldüğünüz, bu kadarı da olmaz artık dediğiniz en önemlisi enteresan bulduğunuz bir kaç şarkıyı ya da bir şarkıyı bizimle paylaşır mısınız...
hemen geçelim;gerçi benim şarkım fatih erdemci-suçum değil olacaktı ama lalişin seçimi olduğu için ikinciye olmasın dedim;
bu klip çıktığında 14 yaşındaymışım:)
bu albümde 7 yaşında olmalyım:))
bunda 14 yaş:)) ergenliğin dibine vurmuş olmalıyım:D:D
bunda 6 yaşındaymışım..ve sooon;
7 yaş..ve daha çokları..buraya sığmaz..çok eğlendim ben bu mimde:))
deep
mary
volkan
ise mimlediklerim..
Labels
6 mayis
(1)
90lar
(1)
acı
(4)
ahmet altan
(1)
ahmet kaya
(1)
aile
(1)
aldanma
(1)
aldatma
(1)
alıntı
(2)
anı
(3)
antidepresan
(1)
aragon
(1)
arayış
(1)
aşk
(5)
bajar
(1)
barış
(1)
belgesel
(1)
ben
(23)
cehennem
(1)
cem adrian
(1)
che
(1)
deniz gezmiş
(1)
derinlik
(1)
diyalog
(1)
dram
(1)
edebiyat
(1)
erkekler
(1)
evrensel musik
(2)
eylem
(1)
film
(7)
foto
(1)
gereksiz
(1)
haber
(4)
halil sezai
(1)
hayat
(6)
HES
(1)
hrant dink
(1)
hüsnü arkan
(1)
ilişki
(7)
imge
(13)
insan
(17)
ironi
(1)
iç yolculuk
(1)
kadın
(2)
kazım
(1)
kitap
(1)
kitap yüzüğü
(1)
kokoloji
(1)
koku
(1)
korku
(3)
kötülük
(1)
leman sam
(1)
manikleşmek
(1)
marketa irglova
(1)
maslow
(1)
milan kundera
(1)
mim
(10)
mutluluk
(3)
müzik
(11)
müzika
(23)
nazım
(2)
obsesyonlar
(1)
okumak
(1)
pazar şarkısı
(1)
psikiyatri
(1)
psikolog
(1)
psikoloji
(11)
ruh
(2)
sabahattin ali
(1)
sarı yazma
(1)
sıla
(1)
soundtrack
(1)
tanrı ile sohbet
(1)
teoman
(1)
terapi
(1)
the reader
(1)
türkiye halleri
(10)
türkü
(2)
utanma
(1)
uyanmak
(1)
varoluşçuluk
(2)
yalnızlık
(3)
yanlış tedavi
(1)
yasam
(3)
yazamamak
(1)
yazar
(1)
yaşam
(3)
yeni yıl
(1)
yılmaz güney
(2)
yol
(1)
yüzeysellik
(1)
çocuk
(1)
ölüm
(2)
öylesine
(18)
özgürlük
(1)
özlem
(1)
öğrenmek
(1)
şener şen
(1)










